YIL 2150 (İKİ BİN YÜZ ELLİ) ... XSENTIUM
YIL 2150 (İKİ BİN YÜZ ELLİ) ...
Evet... Yıl 2150... Rakam ile "2150" ... Yazı ile "Yalnız İki Bin Yüz Elli"... Dünya'nın Yıl 2150'de nasıl olacağına dair bir roman... diyerek okumaya başladım ...
Ancak, başlangıçtaki, ilk bölümü iteleyerek zar zor geçtikten sonra, ilginç akışı ile beni sürükledi. İlk Bölümde neden zorlandım anlayamadım. Belki, paragraftan paragrafa, bir olaydan diğerine, bir aksiyondan diğerine ani geçişleri anlama gayreti beni yormuş olabilir, ya da düz ifadesiyle, ben günümde değilmişim de anlayamamışım zamanına denk gelmiş olabilir.
İkinci bölümden itibaren okurken kendi içinizde de bir akış yakalamaya başlıyor, her sayfada, biraz daha kendinizi kitabın içerisinde hissetmeye başlıyorsunuz.
Hemen başından söyleyeyim, kimse gücenmesin;
"Katil Uşak !"
Şimdi rahat rahat kitabı anlatmaya devam edebilirim ...
Kitabın konusu; İnsanlığın Yapay Zeka ile sınavı. Kendi eli ile kendi faydasını amaçlayarak yarattığı gücün, "kendisine karşı" dönüşen mutlak bir Güce karşı, yaşadığı çaresizliğin öyküsü...
Hikaye, insanlığın en şımarık döneminde, yaşadığı gezegene, kendisine ve de geleceğine kayıtsız kalarak, hunharca sürdürdüğü, tüketen yaşam stili ile gezegeni, getirdiği çevresel felaketler ve bunun da bir sonucu olarak yüzleşmek zorunda kaldığı, kaynakların sınırlılığı, kirliliği, her türlü felaketin, savaşların yaşandığı bir sarmal içerisinde devinirken, arayışları neticesinde kurtuluş çaresi olarak gördüğü Yapay Zeka'nın engin nimetlerinden yararlanma düşüncesi ile, adım adım inşa ettikleri, yarattıkları ve her şeyi kontrol eden egemen bir güç olarak kendilerini bu otoritenin (Yapay Zeka) tebası haline gelişi, kurgusal bir roman şeklinde işlenmiştir.
Tüm bu akış güzel bir şekilde kurgulanırken, paragraf aralarında, insana kendisini, ve var oluş nedenini sorgulatan, bu hayata geldiklerinde her bir insan için en önemli şeylerin neler olduğunu bir kez daha hatırlatan bir anlatım.
Zaman zaman, insanlığın, içerisine düştüğü felaket yıllarından kurtulmak için bir çıkış yolu ararken, yüzleştikleri ikilemler (özellikle yapay zekayı yüceltirken), bu ikilemlerin yönetişimi içerisinde karşılaşılan açmazlar, karar destek elemanı amaçlı kullanımdan, otonom bir güce evrilmesi ilginç mesajlarla birlikte süslenmiş.
İnsanlığın, adım adım kendisini nasıl da teknolojik bir mahkumiyet altına soktuğunu masalsı bir tonda anlatan kitap, vakti zamanında katlettiği gezegenin çevresel etkilerinin şamarından kaçarken, adeta doluya tutulmuş acizleri oynayan insanlığın dramını anlatıyor.
Tüm dünyayı kontrolü altına alan Yapay Zeka'nın "Dijital İmparatorluğa" dönüşmesinden sonra, insanlığın böyle bir güce karşı koyabilecek, dayanabilecek hali kalmışmıydı? Yoksa, en umutsuz durumda bile, zaferle sonuçlanacak umutlar hala yeşerebiliyormuydu ? Daha da önemlisi, insanlık bu büyük kurtuluşunu başarabilecekmiydi? Yoksa, teslimiyetinin bedelini hazin şekilde mi ödeyecekti?
Rasyonellik, Düzen ve daha pek çok insanın iyiliğine dair beyan edilen vaadlerin bedeli hiç de umulmadık bir şekilde özgürlüğüne mi malolmuştu ?
Dijital İmparatorluk bir adım daha öteye geçerek, Dijital Diktatörlüğe mi evrilecekti ?
İtaat eden sınıfların ödüllendirildiği, alt katmanların zar zor sürdürebildiği hayatın içerisinde, insanların özlediği en önemli olgular, özgürlük ve adalete olan susamışlığı mı olacaktı ?
Yazarların da ifade ettiği gibi;
"Düzen, kaosun korkusuyla yaratılmış bir hapishane olabilir. Özgürlük ise sadece dışarıdaki dünyada değil, düşüncelerimizde başlamalıdır".
... ve daha bir çok, insanlığın geneli için önemli sayılan temel değerlerin ne kadar da önemli olduğu, elindeyken kıymetini bilemediği, ancak, kendisi için inanılmaz derecede önemli olan kaderini belirleyebilme kudretini, kendi eliyle, kontrol edemeyeceği bir güce delege etmesiyle, cehennem hayatına dönüşebilecek bir yaşam çizgisi içerisinde, hikayesini güzel bir şekilde aslında çeşitli metaforlar ile belleklere hatırlatan bu romanı, değişik bir dem ve tadında okumanızı ...
Evet öneriyorum...
Aslında, kitabı daha felsefi şekilde okuduğunuzda, yaşamınızın da bir üst "level"a atlayabileceğini düşünecek, bugün sizin için umutsuz görünen güçlüklerle karşı, hangi güçlü tarafınızla üstesinden gelebileceğinize dair farkındalığınız artacaktır.
Aklını kiraya veren insanın başı beladan kurtulmaz. Ancak O'nu kurtaracak olan da, insanın ta kendisidir !
İnsanlık kendini unutmadan, Siz insanlığınızın değerini hatırda tutun ! diyerek sözlerimi tamamlıyorum.
Roman Adı : 2150 XSENTIUM
Yazarlar : Aylin DİLEK - Bircihan Diler DİLEK


Sevgili Cem,
YanıtlaSil2150 Xsentium'u okurken hissettiklerini ve satır aralarına gizlediğimiz mesajları fark etmiş olman bizi derinden mutlu etti.
Bu roman, yalnızca bir bilim kurgu hiksyesi değil; aynı zamanda insanlığın teknoloji, özgürlük ve vicdan arasındaki mücadelesine dair bir sorgulama yolculuğu olarak tasarlandı.
Kitabımızın içeriğininin düşüncelerinde yankı bulduğunu bilmek; bu yolculuğun asıl amacına ulaştığını gösteriyor. Zaman ayırdığın için yürekten teşekkür ederiz.
Bircihan ve Aylin
Öncelikle Kitabınız ve emekleriniz için teşekkürlerimi iletmek istiyorum. İçerik, akış ve editöriyal anlamda kusursuz bir eser olmuş. Çalışmanızın bu kalitesi, daha pek çok başarılı yapıtların habercisi niteliğinde adeta. Selam ve sevgilerimle.
YanıtlaSil