DİYALOG MÜZESİ VE DÜŞÜNDÜRECEKLERİ
DİYALOG MÜZESİ
VE
DÜŞÜNDÜRECEKLERİ
https://www.istanbuldiyalogmuzesi.org/
Merhabalar...
Bu yazımı okuyanlarınızdan, yeni gününe 5 duyusu ile uyanan kaç kişisinizdir ? gibi bir soru ile başlasam bugünkü yazıma ...
Neler düşünürdünüz ? Detayına girmeyelim ... Özeti ... Hoş hissetmezsiniz ...
Allah korusun ile başlar ... kim bilir hangi duygu ve düşüncelerle devam ederdiniz ...
İnsana has tanımladığımız 5 duyumuzdan başka yeti ve yeteneklere haiz diğer canlıları insanlık keşfetmeye devam ederken, biz, günlük yaşantımızda nadiren tanıklık edebildiğimiz, erişebilirlik anlamında ya da engeli olarak da adlandırdığımız vatandaşlarımızın yaşamlarına dair pasif yüzleşmeler yaşarız...
Bazılarımızda, karmakarışık hisler oluşur, kimi haline şükreder, kimisinin acıma duygusu tetiklenir, bazılarımızın da yardımlaşma duygusu ön plana çıkar. v.s. v.s. ....
Malum, hiç birimiz, bu dünyaya gelirken bize sorulmaz, hangi ülkede dünyaya gelmek istersin, tastamam sağlıklı mı gelmek istersin ya da .....
Daha iyi anladınız sanırım... Evet, hiç birimiz her hangi bir eksiklik istemesek de hayatımızda, aramızdan bazıları için yaşam farklı koşullarda başlar. 5 duyu, bazen 1, bazen de 2 duyumuzdan mahrum kalarak da bu dünyaya merhaba deriz veya sonradan sağlık, kaza v.s. farklı sebeplerle de bu durumu kabullenmek zorunda kalabiliriz. Ancak, hayat başlar, ve koşullara olabildiğince adaptasyon içerisinde kendi temposuna doğru akar.
Oğlumuzun daha önceden de tavsiyesi üzerine, bugün biraz geç de olsa, Gayrettepe - İstanbul bölgesine yolumuz düşmüşken, hayatımızın bu ileri evresinde bazı gerçeklere daha yakınlaşmak, eğer doğru kelimeler ise, (ki bunun doğru kelimesini bulmak oldukça güçtür), bu gerçekleri hiç olmazsa birazını tecrübe etmek adına bir ziyaret yaptık.
Ziyaret ettiğimiz yer; Gayrettepe Metro İstasyonu Büyükdere Caddesi çıkışında bulunan "DİYALOG MÜZESİ".
Ne var bu müzede ?
Sessizlikte Diyalog !
Biz, "Karanlıkta Diyalog" kısmını ziyaret ettik.
Gelen siz ziyaretçileri seans seans alıyorlar içeriye. Öğrendiğim kadarı ile ziyaretçi frekansı hiç belli olmuyormuş. Bazen inanılmaz yoğun gruplar halinde (özellikle okulların kendi programlarına uygun olarak çakışma ve yoğunlaşma olabiliyor), bazen de tenha zamanları oluyormuş. Nitekim, bugün bizim ziyaretten önce özel bir kolej, 9-10 yaş gibi bir yaş spektrumdaki öğrencilerinden bir grubu ziyaret etmek için getirmişler. Bizden önce onlar henüz gezip çıkmışlardı.
Biz de eşimle 11:30 seansını bekledik. Emanet dolaplara eşyalarımızı bıraktıktan sonra, önce bir görevli kardeşimiz bizi içeriye aldı. Kısa bir bilgilendirmeden sonra, ikimize de birer Beyaz Baston verdi ve nasıl kullanacağımızı anlattı. İçeriye adım attığımız andan itibaren, hayatımdaki en karanlık ortamı tatmış oldum. Bir denizci olarak, açık denizlerde, karanlık geceleri her ne kadar, bir şehirliden ziyadesiyle farklı şekilde tecrübe etmişliğim olmuşsa da ... Bu bambaşka bir şeydi ...
Hemen girişte bizi "K.......... Hanım" karşıladı. Tanışma ve güzel bir karşılama faslı ile hanımefendinin yönlendirmesi ve rehberliğinde müze turumuza başladık. Aynen, başlangıçta tarif edildiği şekilde Beyaz Bastonumuzu kullanmaya çalışıyor, aslında çok güzel dizayn edilmiş kapkaranlık ortamda rehberimizi takip ederek, karanlığın içerisindeki dünyayı keşfe başlıyorduk.
Her adımımız kıymetlenmiş, duyduğumuz her ses, adeta tutunacak bir dal olmuştu. Şunu söylemeliyim ki, eğer rehberimiz olmasa, oracıkta iki adım atmaya inanın hiç hevesli olmazdım. Bunu şu nedenle söylüyorum, bu durumu yaşayanlara kılavuz olabilmek ne kadar değerli ? Başlangıçta söylediğim, "günlük yaşantımızda nadiren de olsa rast geldiğimiz görme engeli olan vatandaşlarımızın ne kadar az olduğu, neden nadiren rastladığımızı, ya da ters mantık ile düşünürsek, güzel bir rehberleme olmadığında, neden ve niçin bu durumda olan insanlarımız evinden dışarıya adımını atsın ki ? şeklinde düşünmeye başlıyorsunuz. Bilemiyorum. Hala karmakarışık duygular içerisindeyim.
Dönelim turumuza, bahsettiğim gibi, sözün gelimi; dünyaya şanslı geldik ve bizi bu dünyanın hengame keşmekeş günlük haline çok güzel rehberleyerek dahil etti rehberimiz.
Öncelikle kendisini tebrik etmeliyim, bizim zorlukla ve her adımda çekinerek adım attığımız ortamda kendisi adeta geri adımlarla tüm tur boyunca "biz yeni görme engeli olan" misafirlerini rehberleyen Karanlıkların Kraliçesi K. Hanıma sonsuz şükranlarımızı iletiyoruz. Grubumuzda başka bir kimsenin denk gelmemesi üzerine adeta bizi 1 saat boyunca VİP kıvamında bir tur ile onurlandırdı.
Bu 1 saat süresince neler neler yaşamadık ki !
Önce karşılaştığımız ................................. ..................... ....................... çok etkileyici idi.
Sonrasında, hem beyaz bastona alışmaya başlamamızın etkisi hem de dokunarak ortama alışmamızın da etkisiyle, ................... ......................... ............ keşfetmeye başladık.
Ardından, oldukça kalabalık bir caddede karşı tarafa geçmeye çalıştık ....
Daha sonra, ............ .................................................................. ............................
yaparken, bir sonra ki geldiğimiz yer ....................................................
Ardı ardına yaşadığımız her yüzleşme, bizim için inanılmaz bir tecrübe oldu. Hem de en emniyetlisinden, en konforlusundan.
Sizlerin de anlayacağı üzere, "nokta nokta" bırakarak detaylarına mahsusen değinmeyerek, hem bu müzeyi vücuda getirenlerin, hem de bu güzel tecrübe yumağını bize gerçek kıvamında yaşatan rehberlerin emeğine saygı bağlamında, yaşadığımız detayları paylaşmıyorum.
Nihayetinde, bambaşka bir final deneyimi ile soluklandıktan sonra, yine rehberimizin yardımıyla, turumuzu sonlandırdık. Kendisine teşekkür kelimesinin kifayet etmeyeceği kıtlıkta bir duygu seli içerisinde veda etmek durumunda kaldık Buradan tekrar yürekten şükranlarımızı sunuyoruz, bize, ömrümüzün ilerleyen döneminde buna tanıklık etmemize yardımcı oldukları için.
Müzede ne gördünüz derseniz, İstanbul'da günlük yaşamımıza dair bir çok şey gördük, üstelik de kalp gözümüzle. Bunu neden çok daha önce görmediğimizi düşündük. Daha fazlasını da düşündük tabi ki.
Ve Ülke olarak, günlük yaşantımızda; şehrin fiziki ergonomisinden tutun da, en en en önemlisi, tüm vatandaşlar olarak ruhsal ergonomimizin ve ruhsal alt yapımızın ne kadar da yetersiz oluşunu düşündük (80 küsür milyon olarak) ve aslında her gün, erişebilirlik anlamında bir engeli olan vatandaşlarımıza karşı ne kadar da mahcup bir şekilde yaşadığımızı düşündük.
Bu Müzenin, sadece İstanbul'da değil, Türkiye'nin her ilinde olması gerektiği, Milli Eğitim Sistemimizin içerisinde, eğitim müfredatının bir parçası olarak da mutlaka yer alması gerektiğini düşündük.
Artık bilemiyorum, sizlerin de gittiğinizde neler neler düşünebileceğinizi ve pozitif geri bildirim kapsamında bu memlekete ne kadar daha fazla katkıda bulunabileceğini düşündük. Ve dedik ki ....
Mutlaka bunu yazalım ... paylaşalım ... Mutlaka tecrübe edelim ...
O zaman, günlük yaşamda sözde kalan "Empati" kelimesinin, gerçek değerine ulaşması bağlamında, bunu bizzat bu şekilde de olsa tecrübe etmeye ve empati duygumuzun hakkını vermeye herkesi davet ediyorum.
Biz bugün "Karanlıkta Diyalog !" kısmını ziyaret ettik ...
Müzenin diğer kısmı olan "Sessizlikte Diyalog !" kısmını da, en uygun ilk fırsatta kesinlikle ziyaret etme azmi ve kararlılığı içerisinde olduğumuzu beyanla, siz okuyanlarıma sevgilerimi sunuyorum.


Yorumlar
Yorum Gönder